![]() |
| Forum | Resimli Siirler | Banlananlar | Üye Albümleri | Önerenler | Yöneticiler | Öykü Gönder | Anketler |
|
|||||||
| Kayıt ol | Galleries | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Cevaplanmamıs Konular | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Protesto Ediyorum Güncel Yaşamdaki Olayları Protesto Kısmı |
Sohbet
[Archives]
|
|||||
|
|||||
|
|||||
|
|
|||||
| |||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
T İ M A Ş ve Öykülerimi Çalan Diğer Yayınevlerini PROTESTO EDİYORUM
HAKKIMI ARIYORUM
Şiir ve öyküye gönül vermiş, kendi halince de olsa bir şeyler yazmaya çalışan biriyim. Yazdıklarımın zaman zaman okuyanların gönlünü titretmesi beni mutlu ediyor. “İnternette yazdıklarım okundukça, sevildikçe ilerde bu hikâyelerimi, şiirlerimi kitaplaştırmak nasip olursa, beni önceden tanıyanların olması çok faydalı olur” diye düşünüyordum. Şiirlerimde olduğu gibi her hikâyemde de bir zaman emeği, bir duygu yoğunluğu, hatta yazarken hissettiklerim nedeniyle gözyaşı dahi olabiliyordu. Hikâyelerimi okuyanlara sunarken, onlarda uyaracağını sandığım hissi, kendimde de yaşıyorum. Kendim etkilenmedikçe, kendim duygulanmadıkça veya espirili bir hikâye ise, kendim gülmedikçe “hikâyem” diye kendi web sayfamda, Cansaati.Org’da ve çeşitli edebiyat sitelerinde sunmuyorum. Belki büyük yazar değilim, belki hiç olamayacağım, belki yazdığım hikâyeleri okurken, benim gibi gönlünde bir ince tel titreyen, bir sızı duyan, bir damla gözyaşı döken insan sayısı az olacak, az kalacak. Ama ne olursa olsun, yazdıklarım benim düşüncelerim, benim hislerimle yoğrulan, benim gönlümden kopup gelenler. Yani web sayfalarında benim ismimi eklemeden yayınlayanlar beni biraz üzdü, çoğu ikaz edince ismimi ekledi. Fakat yazdıklarımı yayınlayıp altına ‘yazar’ diye kendi ismini de yazanlar oldu. Sonuçta internet kolayca kontrol edilen bir yer olmadığı için, rica ile, olmazsa ikaz ile sonuç almaya çalışıyor, en azından ismimi ekleterek hakkımı arıyorum. Fakat ismimi ekleyerek veya eklemeyerek yazdıklarımı (özellikle hikâyelerimi) kitaplarına alanların açtığı sızı çok daha fazla. Üstelik ismimi eklemeden hikâyelerimi kitabına alan bazılarının kitap kapağında ‘derleyen’ yazsa da, bazılarında ‘yazar’ diye kendi ismi yazıyor. Yani kitabı okuyan, o hikâyeleri kitapta ‘yazar’ diye belirtilen kişi yazmış sanıyor. Hatta kitap satış sitelerinde o kişiye övgüler dolu yorumlar yazıyor. Oysa ben (ve benim gibi o hikâyelerin gerçek yazarları) olaydan tamamen uzakta kalıyoruz, ne övgü, ne tebrik, ne teşekkür, ne de kitabın gelirinden pay. Bazen hikaye kahramanlarımın gerçekten var olduğunu, olayın gerçekten yaşanmış olduğunu sananlar bile çıktı. Bu, başarılı bir çizgide yazdığımı düşündürerek beni sevindirdi. Bir web sitesinde “Gül Kız” adlı hikâyeme “-Çok duygulandım, hüzünlendirdiniz beni.Fakat lütfen söyleyin, bu gerçekten yaşanmış bir olay mı?” diye yorum yazdılar. Annenin Gözyaşları adlı hikâyemde, önce ağladıklarını, sonra güldüklerini belirtip; "gerçekten ama gerçekten çok beğendim daha onceden bu kadar guzel bir hikaye okumamıştım gerçekten çok beğendim " diye yazarak beni mutlu ettiler. Başka bir sitede, “Son Bomba Yüreğime” adlı hikayemde Bağdat’ı ABD uçakları bombalarken, saklanmayıp sandalyesine oturup, kaderine razı dualar eden ‘Abdullah dede’ adlı karaktere Allah’tan rahmet dilediler. Yine Irakta geçen “Şairin Kaybedişi” adlı hikayede, şair Henry ile birlikte üzüldüler. Belki " İhtiyar Çöpçü " ile duygulanıp, başkalarını da düşünmeyi hatırladılar. Bir diğer hikayem “Yürekteki Yanık”taki kıza, yorumlarında öfke saçtılar. Diğer hikayelerim ‘Taksi‘ yi, ‘Ayakkabı’yı okuyunca, benim gibi hüzünlendiler. Belki ‘Korku ’ adlı hikayemde heyecanlandırlar. Belki yeni hikayelerim ‘Serçenin Ölümü’, ‘Mavi Patikler'i de okuyunca duygusal anlar yaşayacaklar. Bütün bunların sonunda ne oldu ? Benim, ‘-İlerde belki nasip olur da kitabım çıkarsa’ diye hayallerini kurduğum hikayelerim, benden izinsiz başkalarınca kitaplarına konuldu. Bunun sorumluluğu yok mu ! Benim hikayelerimle duygulananlar, gün gelip, hikayelerimi başkasının kitabında görünce, o kitaba göre beni suçlarlarsa; “Meğerse başkasının hikayelerini kendi adıyla internete koyuyormuş” derse, izinsiz kitabına alanların mı yoksa benim mi utanmam gerekecek! Değer vermeseler, benim hikayelerimi kitaplarına almazlar. Değer veriyorlarsa niye eklemeden önce benden izin almıyorlar o zaman? Bir kişi “-Ben, yeni evime eşya tamamlıyorum’ deyip, sizden izinsiz bir televizyonunuzu, buzdolabınızı, müzik setinizi alsa normal mi? Siz eksilen eşyalarınızı görüp, “-Niye yaptın?” deyince de, “-Ne var bunda canım, eksik bir kaç eşya vardı, onu da senden almışım, nolmuş!” demesi normal mi sizce? Benim hikayelerimin benden izinsiz kitaplarına eklenmesi de, bence böyle bir durum. Fikir ve eser sahipleri kanununda eser sahibinin tarif edildiği Madde 8’de; “Bir eserin yapımcısı veya yayımlayıcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.” denilmektedir. Madde 14’de ise “Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran eser sahibi tayin eder.” Madde 15’te “Eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir.” denilmektedir. Benden izinsiz kitapta hikayelerimi yayınlayan bazı yayınevleri cevap bile vermedi. Ulaştığım yayınevlerinden birinin genel yayın yönetmeni, en azından özür dileyecekleri yerde, “-İstemiyorsanız bir daha ki baskıda hikayenizi çıkarırız.” deme kabalığını da gösterdi. En azından bir özür beklerken, gelen bu kabalık etkiledi beni. Bu tavır, o günden beri içimde bir sancı, bir derin sızı olup öylece kaldı. Hatalarını anlarlar diye boş yere bekledim. Ne yayınevinden, ne yazarlardan/derleyenlerden bir özür gelmedi. Bu beni ziyadesiyle üzdü ve “Ben suçluymuşum” gibi susmakla yanlış yaptığımı iyice anladım, eğer duyarlı ve konu hakkında bilgili arkadaşlardan destek bulabilirsem, hakkımı aramaya karar verdim. En azından ilerde kendime kızmak yerine, “-Ben hakkımı aradım ama alamadım, onlar (kanun tanımazlar, hak bilmezler) güçlüymüş.” derim. Hikayelerimin yayınlandığı, (Daha başka da vardır ama) benim de tesadüfen öğrendiğim kitaplardan bazıları şunlar; YAŞAMA SEVİNCİ ÖYKÜLERİ (Ayakkabı -İhtiyar Çöpçü ) Hayat Yayıncılık / Yusuf Özkan Özburun (yayınevi tel: 212 5118450 e-mail: hayat@hayatyayinlari.com) web ayatyayinlari.comGÜLÜMSEYİN ÖYKÜLERİ ÖNEMSEYİN (Gül Kız) Ağaç Yayınlari / Ahmet Çağlayan (yayınevi Çatalçeşme Sok. Yücerhan No. 46/8 Cağaloğlu İstanbul tel: 2125145354 Faks: 02125145355 e-mail: ??) BİR YUDUM HİKAYE (Ayakkabı)Timaş yayınları / Asım Yıldırım (yayınevi Alayköşkü Cad. No: 11 Cağaloğlu / İstanbul Tel: 0212 513 84 15 Faks: 02125124000 e-mail: timas@timas.com.tr) MERHABA YENİ GÜN HİKAYELERİ (Korku) Timaş yayınları / Asım Yıldırım (yayınevi Alayköşkü Cad. No: 11 Cağaloğlu / İstanbul Tel: 0212 513 84 15 Faks: 02125124000 e-mail: timas@timas.com.tr) Aşk Kalbe İyi Geliyor / Aşk Öyküleri (Gül Kız) , Anahtar Yayıncılık · Said KÖŞK (Bu yayınevi adressiz, sadece dağıtım şirketi ismi eklemiş kitaba) Konu ahmetunalcam tarafından (27-07-2007 Saat 17:56 ) değiştirilmiştir.. |
|||
|
|
The Following 2 Users Say Thank You to ahmetunalcam For This Useful Post:
black_angel (14-09-2007), ecemm (27-07-2007)
|
|
|
#3 (permalink) | ||
|
sessiz kalmamak en doğrusu... zate kalanlar hep ezilmiştir : ((
__________________
![]() Hiç Dönmemesine Madem istenmiyoruz Gömüpte Giderim(!) Madem sevilmiyoruz Nefret ederekte giderim GİDİYORUM HİÇ DÖNMEMESİNE izimi ßulamazsın AYAK İZİM KALMADAN GİDİYORUM(!) |
|||
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|