![]() |
| Forum | Resimli Siirler | Banlananlar | Üye Albümleri | Önerenler | Yöneticiler | Öykü Gönder | Anketler |
|
|||||||
| Kayıt ol | Galleries | Banlananlar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Cevaplanmamıs Konular | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| nihalden nihalin mesajları |
Sohbet
[Archives]
|
|||||
|
|||||
|
|||||
|
|
|||||
| |||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||
Hiçbir Güzel Şey Cezasız Bırakılmaz.. Bir zamanlar ülkenin birinde zalim bir kral yaşarmış. O topraklardaki bütün zenginlikleri kendine toplar biraz da avanesine yedirirmiş. Halk ise o zenginlik içinde ancak karnını doyuracak kadar gelir elde edebiliyormuş. Kralın oğlu halkın bu durumuna üzüldüğünden bir gün babasına isyan etmiş. Bu halk neden aç, neden bu kadar zenginlikten onlara da vermiyoruz, onlar neden istifade edemiyor, diye çıkışmış. Kral oğluna demiş ki: ''İkimiz de iki erkek buzağı alıp besleyelim, ondan sonra bak sana ne göstereceğim." Babasının dediğini mecburen kabul etmek durumunda kalan prens aldığı erkek buzağıya öyle bir bakmış ki, bir müddet sonra zapt edilmez, kapılardan sığmaz bir boğa haline gelmiş. Kralın elinde olan buzağı ise açlıktan bir deri bir kemik, hiçbir şeye direnmiyor, nereye isteniyorsa oraya gidiyor. Yönetilmesi ve gemlenmesi çok kolay. Kral oğluna dönmüş, 'Bu zenginliklerden halk niye istifade etmiyor şimdi anladın mı?' demiş. Bizler nasıl büyüdük hatırlarsınız. Yerli malı haftası kutlardık ve okullara yerli malı diye portakal, elma, fıstık ve kuru kayısı götürüp bunları tüketmenin ne kadar da onurlu bir şey olduğunu öğrenirdik. " Fındık fıstık çıtır çıtır / Hem kan yapar hem ısıtır / Portakalın şırası var / Ondan bize faydası var." şiirini de göğsümüzü gere gere okurduk. Dış ülkelere fındık, kuru üzüm ve incir satan, krom gibi daha pek çok madenin dünyadaki en önemli üreticisi olmamıza rağmen onları hep hammadde olarak dünyaya gönderen, buna mukabil Avrupa'nın terk ettiği teknolojileri, hani çöpe atacağına bize ihraç ettiği bulunmaz bir pazardık. Elin Alaman'ı biz Cumhuriyet'i kurduğumuzdan beri iki kere yerle bir olmuş, ama en kısa sürede ayağa kalkmıştı. Diğer Avrupa ülkeleri de büyük bir dünya savaşını atlatmış, yaralarını hemencecik sarmışlardı. Biz bir türlü muasır medeniyetler seviyesine çıkamıyorduk, üstelik bizi yönetenleri oralara gönderiyor, orada okutuyor, bizi de kalkındırsınlar diye bakıyorduk; ama hâlâ fındık ve kuru üzümden başka bir şey satamıyor, sürekli olarak Batı'nın eski teknolojileri için iyi bir pazar olmaya devam ediyorduk. Bizi yönetenler (bir de ülkenin bütün kaynakları akıtılarak zengin edilmişler) hep iyi yaşıyordu. Kendileri gibi çocukları da torunları da yurtdışında okuyor ve sadece büyük firmaların ülkedeki distribütörlüğünü yapıyorlardı. Ülkenin bütün zenginliği küçük bir azınlığın iyi yaşamasına yetiyordu. Biz ise ölmüyorduk ama dirilmiyorduk da. Tıpkı kralın buzağısı gibiydik. Geçinmekten ve karnımızı doyurmaktan başka bir şey görecek gözümüz yoktu. Türkiye'de ve dünyada dönüp duran çarkın farkına varacak kadar karnımız doymuyordu. Bu çarkı Menderes biraz kırmaya çalıştı, idamla cezalandırıldı. Ama asıl bu çarka çomak sokan Turgut Özal oldu. Anadolu insanının gözünü açan, onu dünyaya taşıyan, üretmeyi öğreten Özal da yaptıklarını canıyla ödedi. AK Parti'ye kapatma davası açıldı. Kapatma davasının gerekçelerine bakıldığında ne kadar da uyduruk ve sahte olduklarını herkes kabul ediyor. Belli ki kapatılmak istenmesinin asıl nedeni laiklik değil. Türkiye bölgede güç sahibi ve güç merkezi haline gelmiş, sadece Ortadoğu'nun değil bütün dünyanın farkına vardığı bir ülke olmuş. Fındık fıstık yerli malı olarak anılmaktan çoktan çıkmış. İhracat 100 milyar doları, gayri safi millî hasıla 500 milyar doları geçmiş, kişi başı millî gelir 10 bin dolara yaklaşmış ve birkaç yıl sonra daha nerelere varacağı belli değil. Ülke hızla dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelirken, birileri tabiî ki bu işe dur diyecek. Bütün bunlar cezasız kalırsa bu boğayı dünyada kim tutar? Mehmet KAMIŞ
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|