![]() |
| Forum | Resimli Siirler | Banlananlar | Üye Albümleri | Önerenler | Yöneticiler | Öykü Gönder | Anketler |
|
|||||||
| Kayıt ol | Galleries | Banlananlar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Cevaplanmamıs Konular | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| nihalden nihalin mesajları |
Sohbet
[Archives]
|
|||||
|
|||||
|
|||||
|
|
|||||
| |||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||
Yazdıklarımı alınma sakın üstüne... Ruhu olmayan sözcükler ne ifade edebilir ki yüreğine?
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#2 (permalink) | ||
pLâtonik oLmâk böYLé birşéymiş işté,hâyâLLérLé avuturum kéndimi, sânâ ânLâtâmâm.. Séni unuturum dédikçé hâyâLin qözLérimin önündé büyüdü... SöyLémék istédigim buncâ séy vârkén. AnLâmLi,ânLâmsizLikLâr icindé bogusuyorum.. Bén hép sénin éLLérini tutmâk istérkén. KimbiLir sén şimDi kimin éLLérini tutuyorsun?.. .
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#3 (permalink) | ||
Üşümek bile umrunda olmazdı eskiden Annenin, “Üzerine bir şey al kızım” sözcüğünü umursamazdın. “Boş ver” derdin “Anne, boş ver” üşüyeyim Hem derdin “bir ceket ısıtmaz ki beni…” Ne kadar kalın olursa olsun bir mont ısıtmazdı seni o soğuk günlerde… Öyle ya soğuk bir günde tanışmıştık seninle Üzerinde bir şey olmalıydı Üşüyordun… Şimdiye kadar hep burnundu en çok üşüyen Burnun yine çok üşümüştü o gün Gamzeli yanakların soğuktan gerilmişti Ama sen ellerinle bile ovuşturmadın yanaklarını Bir yanak istedin yanağına Üşüyordun… Hayallere dalardın zamanlı zamansız O günde hayaller kurmuştun… Soğuktan kıpkırmızı olan burunu düşündün Sonra sıcak dudaklarım geldi aklına Kıpkırmızı burun ve kıpkırmızı dudak Hayaller gerçek olmalıydı Üşüyordun… Beni hayal ettin, yanında olduğumu Dudaklarımı burnuna dokundurduğumu düşündün Bedenini ve ruhunu ısıttığım hayallerde yüzdün Rest çektin annene ve soğuğa İstemedin ceketi bir tutmadın benimle Ben yanında olmalıydım hayallerden ve soğuktan çıkıp Senin olmalıydım o gün… Bir gariptin o gün bana yoktun kendine çoktun Ve bir şiir yazacak kadardın Üşümüyordun, aşıktın…
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#4 (permalink) | ||
ßenim Renqim Hep SiYah... aslında iyi geçmedi günüm...zaten iyinin de adı yok aslında bende...evet gün yaşanıyor,çalışılıyor,koşturuluyor dahası günün içi bir şekilde dolduruluyor sevgili arkadaşım... Ama biz çıkmazlarımızı devamlı yanımızda taşıdığımız zaman,hüznün kronikliğini kabullendiğimiz zaman asıl ortaya çıkan sade yaşanmışlıklar olduğu... Ben şuna inanıyorum...bir insan kendine karamsarım diyebiliyorsa tünelin ucundaki ışığı mutlaka görmüş demektir...Herkes hayatı boyunca "ben" kelimesinin peşinde koşar...Ya "ben" olunacaktır ya da bir "ben" uydurulacaktır...Özümüz o kadar ilginç oyunlar oynar ki ebe kıvamında yinelenirken hayatta...Çevrendeki insanları,sevgilini, yakın dostlarını ya da en azından bir şeyler paylaştığın kişileri düşünürsün,kendi bedeninin içindeki özün o ruhlarla nasıl yan yana olabildiklerini mesela...Sanki kocaman bir elek vardır ve zaman geçtikçe en ince ayrıntılarımızdan oluşan ruhlar dökülür bahçene bir bir.. ve adına sevdiklerim dersin... Ya da öyle bir gölge çıkar karşına ki tüm heyecanlarında kekemelersin...Bir kaç dakikada değişebilir her hayat... İster karamsarlıkla ister tersiyle hiç farketmez... Mesela ben yıllardır bir rengin hem peşinde hem içinde debelenirken bulurum kendimi...ismi ve kokusu siyahtır bu rengin...rahatlarım içindeyken..ama karamsarında siyahı değildir bu,heyecanlarım bu renkle gebelenmiştir,kendi içinde başka siyahlar doğurmaktadır her gün ve yaşam bu rengin üstünde açık kalmaktadır...Kelimelerim boyalı çıkar dudaklarımın arasından...Hiç bilmediğim ya da tahmin edemediğim zamanlarda...aşk bende siyah bir bilgeliktir... Bunları sana yazıyorum çünkü özünün bir karşılığı olmalı...İçinde taşıdığın tedirginliğin rengi gibi..ya da kendine karşı acımasızlığının giysileri gibi...Sıkılganlık da sevilebilir, gerçek anlamı öğrenildiğinde...Oysa o da yaşanmışlığın değersiz ya da unutulmuş anları gibidir...Mutluluğun yakın akrabasıdır...Aynı geni taşırlar,aynı uçuculuğu ve onların varolmaları zamanın içindeki anların yer değiştirmesi kadar çabuktur...ama çabuk ürer,çabuk ölürler... İnan bana yaşamın içinde birazcık kısıtlanmışlık, birazcık sıkılganlık hissediyorsan bana göre nedeni budur...Sen kendi içindeki yer değişmelerinle,yörünge geçişlerinle bir kalemin üzerindeki yaşanmışlıkları üfleyip,kelimeleri dillendirebilirsin... İlhan İrem'in bir kitabının arkasında şu satırlar yazıyordu:"ben bu kitabı katastrof sonrası ayakta kalabilenler için yazdım... "(P.S.: burada katastrof diye geçen kelimeyi -ki bana göre- insanın içinde oluşan en büyük fırtınalardan birisi olarak adlandırmış... gerçekten de bir büyük ve yıkıcı bir fırtına çeşidi anlamında..) ...yıllar önce okumuştum bu kitabı...ve şimdilerde insanı gerçekten ayakta tutanın içindeki fırtınalar olduğunu görüyorum.. Ve şundan da eminim ki bir insanın içinde bulutlar birleşiyorsa dahası bir fırtınanın alt yapıları oluşuyorsa, mutlaka bir şekilde bir yerlere yağacaktır... içindeki tedirgin tebessümü kaybetmemeyi dene...
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#5 (permalink) | ||
Hayalimde ki çocuk bir çocuk tanıdım hayalimde elleri yüzü çamur içinde bir çocuk tanıdım hayalimde yırtıklar vardı pantolonun dizlerinde bir çocuk tanıdım hayalimde elinde ki şekeri düşmüş yere ağlıyordu bir köşede tuttum elinden baktı yüzüme okşayarak saçını oturdum yanına gamzeleri vardı minik yanağında yabancılık çekti utandı önce siyah gözlü esmer bir çocuk hayalimde mahsun bir gülümseyiş vardı her çocuk gibi şeker alıp yedik,istop oynadık beraber oyun bu ya havaya atılan topu ilk tutan bir renk ve bir dilek tutacaktı güya önce mavi rengi ve bisikleti olsun istedi sonra kırmızı uçurtmam olsun göklerde dedi enson beyazı ve annesini istedi geriye çünkü annesi beyazlar içinde gökyüzünde olduğunu söyledi mavi gökyüzünde,kırmızı uçurtması ile bulutların arasında ki annesine sevgisini ve özlemini uçuracaktı gitti yine köşeye ağlıyordu sessizce ey!bulutlar kapatmayın gökyüzünü kırmızı uçurtmam anneme sevgimi taşıyor canım annem gökyüzünde yaşıyor doyamadım anama yeter artık geri verin bana...
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#6 (permalink) | ||
ßiLirim ELLerin Ü$üR $imdi Toprağa düşen yağmur damlaları gelişinin habercisi olacak.. Ama yağmıyor yağmurlar kurak topraklara inat.. Bu gece gökte binlerce yıldız var, sen nerdesin canışığım... Dağları karlı memleketlerde ellerin üşür senin bilirim.. Bilirim nasıl koyar yalnızlık sana, gece yarısı olduğunda.. Bilirim özlediklerin girer düşlerine ve uykusuzluktan kann çanağına dönmüş gözlerin yaban ellerde tanıdık bir çift göz arar.. Ruhunu okşayan tatlı sözler söyleyecek birileri olsun istersin yanında.. Canın çay içmek ister ısınsın diye buz tutmuş yüreğin... Ben burda, bu koca şehirde gelişine adaklar adayarak bekliyorum, sessiz, habersiz.. Eskiden olsa, sesini olsun duyurup su serperdin çorak gönlüme.. Sesini duysam yeter diye başlıyorum dizerlerime.. Sesin ne kadar uzak!!! Hava iyice soğudu.. Bulutlar sevdam gibi kapkara.. Keşke diyorum şimdi, gök gürlese, bir yağmur yağsa şehre.. Gelişin sevinç gözyaşlarıyla kutlansa gökyüzünde.. Çakan şimşeklerden korkmayacağım bu kez.. Günlerdir bekliyorum, bekliyoruz ruhumla birlikte, yağsın yağmurlar kurak topraklara diye... Ah diyorum şimdi.. Bir yağmur yağsa... Sen çıkıp gelsen.. Soğuktan üşümüş ellerini alsam parmaklarıma.. Öpsem avuç içlerini.. Sonra bir daha, bir daha.. Koklasam, sarılsam sana.. Yağmurlar yağsa.. Yüreğimdeki aşk alev alsa, bir kor düşürsem gözlerine.. Bir yıldız yanıp sönse gözlerinde.. Karanlıklar aydınlansa.. Ruhumu ıslatsan varlığınla... Dudaklarında kaybolsam.. Ve bir daha yolumu hiç bulamasam
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#7 (permalink) | ||
SevDaNın SuSKun OLDuqu ßir SehirDeyim Sevdanın suskun olduğu bir şehirdeyim, Bi başıma, yalnız, çaresiz.... Kafamdaki uğultular susmak bilmiyor, Çıldıracağım artık, yokluk dolu bu viran yerde... Bu şehirde aşk öldü, sevgi can çekişiyor. Öyle doluyumki gözlerimin yaşı dinmek bilmiyor... Sevdalar tükenmiş artık yüreklerde, Bu yaşananların adı farklı... Şarkılardaki gibi çok eskiden adı varmış, Bambaşka bir tadı... Hergün başka birine gönlünü kaptıran bir yürekten ne beklenirki??? Ölümsüz bir aşkmı? Yoksa heveslik sevdalarmı?... Karşılıksız seven yok bu diyarda,,, Seni sen olduğun için seven... Belki vardır bilmem ama, Hiç uğramamış bu taraflara, ama hiççç... Sevdanın ölesiye yaşandığı bir diyar hala varmı
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#8 (permalink) | ||
sorarsam ne hissettiğini "belki"siz kalırım bilirsem ne düşündüğünü "keşke"m olur bir tane daha oysa ben yaşayamam "belki"siz ve sevmem "keşke"leri
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#9 (permalink) | ||
--ßazen dunyadan soyutlanıorum.. sanki damarımdaki kanlar cekilio^^ gece hic olmadıgı kadar sessiz gece artıq olumsuzlerin gecesi... o olumsuzler ise yasarken olumu tatmıs olanlar.. ama onlar hala aykta olum onları daha da guclendirio onlar aslında olmuo her aksam yndn doguyorlar bir oncekinden daha guclu olarak iste onlar artıq hayatın acımasız asamalarından gecmis olanlar artıq acı onlara acı vermıo daha da guclendirio...... --Hiç bir şey istemem bir parça gülebilmek için ağlamak daha güüzeldir rahatlar insan ne de olsa öyleyse gel sende bu karanlık ortama --Kara kabus yine akşam yemeğinde bizde. Karanlıkta,soğukta belki ama sessiz we uzakta. Yağmur mutsuz, ay acı içinde. Ağlıyorum belki ama yanlızlıkta çok çoook uzakta... --Karanlık şart koşmuş yanlızlığı bana.Aynama baktım yine kimse yok.bi kız sadece ve bir kaç su damlası...dökülür yere kırmızı kan soğukta! kimin umrunda..?? --Rüzgar alır götürür beni sonsuz karanlığa.Canım yanar çığlıklarla.Ama hiç acı yok!Üzmez beni ağlamak?alışmış bedenim sonuçta!
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#10 (permalink) | ||
Doğarken mi başladı benim son yolculuğum Ondan mı öyle geçti o garip çocukluğum Masallarla düşlerle beni hep aldattılar Yaşadığım; en büyük yalandı biliyorum Boşluğu kucaklardım uzatsam ellerimi Düşsem diye beklerdi pusuda bir uçurum Kol gezerdi çevremde acılar ölüm gibi Ben ondan böyle kaldım, ondan karardı ruhum Yağmur mu yağmazdı ne, tarlalar mı çoraktı Neden hiç yeşermedi serptiğim onca tohum Şimdi ölen bir şey var içimde azar azar Ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum "Susmayın biliyorum, ben bir yalan dünyada Gürültülü yaşadım, sessizce ölüyorum
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#11 (permalink) | ||
PoZiTif ÖLüm Hoş geldin diyorum zamanıydı zamanı gelmişti,seni bekliyordum öldür benibütün negatif hayatımdan;fotograf negatiflerindeki katanlığın hüküm sürdüğü hayatıman sonra bir pozitif tarafından öldürülmek ancak şeytanın aklona gelirdi kendimi ölümüme sunmaya hazırlıyorum aynı anda kafalarımızı çeviriyoruz gözleriyle sonkez hazır olup olmadımı soruyor ölümü hazmedip edmiyceğimi oysa ben hayatı öpmediğim gibi öpüyorum ölümü.... bütün ölümünü taşıdığı bütün acıyı içeme çekmeye çalışıyorum okadar alıyorum ki kendime ölümü ona uykudan başka bişey bırakmıyorum ona aşık değilim hediye ettiği ölüme aşığım!..
__________________
"Giderken yanina aldigin sessiz cümlelerini hangi biçakla biledin ?(!)
Hangi kör biçakla biledin dilini de tek bi söz edemedin? Kilitler mi vurdun yoksa diline ? Ne diye sessizce gittin ? Sen beni giderken öldürmedin Geberttin !' |
|||
|
|
|
#12 (permalink) | ||
MèLèkLèrìm Issız bir yerdeyim yine… Melekler gelmiş yanıbaşıma Ağlıyorlar benim gibi Acı ve sessiz… Kötü denen hiçbir şey yok burada… Gitmek istemiyorum buralardan … Bırakmayın diyorum Bırakmayın beni o sahte yalan dolu dünyaya … Hıçkırarak !! Tamam der gibi kanatlarını sallıyorlar bana … Üstümde bir ağırlık oluştu.. Nedenini anlayamadığım… Ne oluyor bana Yorgun |