ForumOyunlarResimli SiirlerSesli ŞiirlerDilek KutusuGünlükBanlananlarÜye AlbümleriÖykü GönderAnketler
Yeni Konu Ac
Go Back   Oyku.Org > PAYLAŞIM > Paylaşın Bizimle > Dini Paylaşım
Kayıt ol
Şifremi unuttum  

Dini Paylaşım Dini Bilgiler, Wallpaperlar, İlahiler

Sohbet  [Archives]
Loading ...
Empty the chat input field


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Kurban bayramıyla ilgili tavsiyeler...
Cevap
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Hit
147
Önceki Konu
önceki Konu
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 19-12-2007   #1 (permalink)
йíĦαŁ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: o da bana kalsın diymi ama
Yaş: 17
Mesajlar: 2.025
Konular: 528
Cinsiyet:
Teşekkürler: 609
469 Mesajda 682 Kere Teşekkür Aldı
Ruh Halim:
Karizma Puanı: 1152
йíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond reputeйíĦαŁ has a reputation beyond repute
йíĦαŁ йíĦαŁ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
••ĸαяα вõсΰк••

Standart Kurban bayramıyla ilgili tavsiyeler...

Rabbimizin tevfik ve inayetiyle hep birlikte yeniden bir kurban bayramı yaşıyoruz. İyi bilmeliyiz ki, bu gün Haccu’l-Ekber günüdür. Müminlerin Rablerine en faziletli bir ibadetle yaklaştıkları gündür. Allah Rasulü’ (s.a.v.)’in veda haccında o günden bu güne bütün insanlığa ışık tutan ve insan hakları beyannamesi mesabesinde olan veda hutbesini eda ettiği gündür. Cenab-ı Hakk’ın bu ümmete : “ Bu gün dininizi ikmal ettim,
nimetimi de üzerinize tamamladım, din olarak ta size İslamdan razı oldum” (Maide, 3), ayetini indirdiği gündür. Allah’ yemin olsun ki, her müslüman bu gün kurban keserek kan akıtmasıyla Rabbine bundan daha sevimli bir amelle yaklaşmış değildir. Nitekim Rabbimiz şöyle buyurur : Kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları, Allah’a ulaşır, O’na yalnız sizden ulaşan takvanızdır” (Hac suresi, 37). Bu yüzden dir ki, Mina’da ve dünyanın her bucağında bu gün milyonlarca kurban kanı Allah için ve O’nun adına akıtılmaktadır.


Rabbimizin tevfik ve inayetiyle hep birlikte yeniden bir kurban bayramı yaşıyoruz. İyi bilmeliyiz ki, bu gün Haccu’l-Ekber günüdür. Müminlerin Rablerine en faziletli bir ibadetle yaklaştıkları gündür. Allah Rasulü’ (s.a.v.)’in veda haccında o günden bu güne bütün insanlığa ışık tutan ve insan hakları beyannamesi mesabesinde olan veda hutbesini eda ettiği gündür. Cenab-ı Hakk’ın bu ümmete : “ Bu gün dininizi ikmal ettim,
nimetimi de üzerinize tamamladım, din olarak ta size İslamdan razı oldum” (Maide, 3), ayetini indirdiği gündür. Allah’ yemin olsun ki, her müslüman bu gün kurban keserek kan akıtmasıyla Rabbine bundan daha sevimli bir amelle yaklaşmış değildir. Nitekim Rabbimiz şöyle buyurur : Kestiğiniz kurbanların ne etleri ne de kanları, Allah’a ulaşır, O’na yalnız sizden ulaşan takvanızdır” (Hac suresi, 37). Bu yüzden dir ki, Mina’da ve dünyanın her bucağında bu gün milyonlarca kurban kanı Allah için ve O’nun adına akıtılmaktadır.
Yeri gelmişken okuyucularıma Kurban bayramı dolayısıyla bazı öneri ve tavsiyeleri mi maddeler halinde sunmak istiyorum. Sözkonusu tavsiyelerim şunlardır :
1- Bayram ve teşrik günleri, sevinç, sürur, ferahlık, yeme, içme, Allah’ı zikretmek, tehlik, tahmid, tekbir getirme ve kurban kesme günleridir. Ancak bayram sevinci göremeyen İrakta, Filistinde, ve dünyanın bir çok yerlerinde, kışın zorlukları içerisinde, evsiz, aç ve susuz olan, birçok maddi ve manevi sıkıntılar çeken müslüman kardeşlerimiz vardır. Bu çaresiz insanları düşünerek, Allah’ın bizlere ihsan ettiği bu nimetin ne kadar büyük olduğunu idrak etmeli ve bu vesile ile ona çokça şükretmeliyiz.
2-Rabbimizin üzerimizde belirli hakları bulunmaktadır. Bunların en önemlisi, maddi veya manevi olsun, hiç bir şeyi ortak koşmadan sadece O'na kulluk etmemiz, emirlerini yerine getirmemiz ve yasaklarından kaçınmamızdır. Resulü Ekrem (s.a.v)'in haklarına gelince, haber verdiği şeyleri tasdik etmek, emrettiklerine uymak, yasak ettiklerinden kaçınmak, onun gösterdiği şekilde Allah'a ibadet etmektir. Ancak bu şekilde Allah’a kul ve Resulüne ümmet olabiliriz.
3- Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, dinimiz ve kıblemiz de bir olduğuna göre, İslamın öngördüğü şekilde birlik ve beraberlik içerisinde olamalıyız. Kardeşlik bağlarımızı güçlendirmeli, aramıza fitnelerin girmesine izin vermemeli ve bölünmemeliyiz ki, İslam düşmanları bizi zayıf görerek zarar vermeye yeltenmesin.
4- Nefsimle beraber sizlere ve özellikle de gençlerimize İslam'ın direği olan farz namaz ibadetini hatırlatırım. Sakın bunun eda edilmesinde gevşeklik etmemelyiz. Her halükarda vakitlerinde kılmağa, özellikle de cemaatle ikame etmeğe bakmalıyız. Çünkü farz olan namazların edası kurtuluş ve selamet, ihmali ise nifak ve küfre götüren bir köprüdür.
5- Gerek yavrularımızın eğitim ve terbiyesi, gerekse gençlerimizin yönlendirilmesi hususunda kusur etmemeliyiz. Bu konuda toplum olarak birbirimize destek ve yardımda bulunmalı, bütün imkanlarımızı onlar için seferber etmeliyiz. Unutmayalım ki, İslam'ın geleceği onlara bağlıdır. Bu gün İslam düşmanları gençlerimizi, bizden ve dinimizden koparmak istiyor. Rabbimizden bu gençliği her türlü şer odakları ve fitnelerden korumasını dilerim.
6- Haram ve Masiyetin her türlüsünden, gizlisinden ve açığından sakınmalıyız. İyi bilmeliyiz ki, önceki ümmetleri helak eden husus, dinleri konusunda taviz vermeleri, günah işlemeleri ve bu konularda birbirlerini ikaz etmemeleri olmuştur. Bilhassa şüpheli şeylerden uzak durmalıyız, çünkü bunlar bizi harama götüren birer köptüdür. Şüpheli şeylerden kaçınan kimse dinini ve ırzını koruma altına almıştır. Ayrıca günümüzde işlenen günahlardan, münker ve masiyetlerden ailelerimizi, çocuk ve kızlarımızı sakındırmalıyız. Özellikle küçük günahlardan kaçınmalıyız ki, bunlar bizleri büyük günahlara götürmesin.
7- Nefsimle beraber kalplerimizi düzeltmeye, dinimizde samimi (ihlaslı ) olmaya ve nasuh bir tevbeye çağırıyorum. Rabbimize bol bol dua etmeye ve gafletten kurtulmaya davet ediyorum. Bir yıl içerisinde işlediğimiz amellerin hesabını görmeli, kusurlarımızı ve eksiklerimizi şimdiden düzeltmeye kararlı ve azimli olmalıyız. İyi bilmeliyiz ki, çok yakında yeni bir hicri yılına yani, 1428 yılına gireceğiz. Öyleyse bu hususta Allah'a söz vermeli, hayatımızda yeni sahifeler açmalıyız ki, böylelikle samimiyetimizi ortaya koymuş oluruz.
8- Bayram ve teşrik günlerinde Rabbimizi anmalı, tekbir, tehlil ve tahmid getirmeliyiz. Nitekim Cenab-ı Hak Kur'an-ı kerimde bu konuda: “Sayılı günlerde Allah’ı zikredin”diye buyurmaktadır. Abdullah b. Mesud ve İbn Omer'den gelen rivayette tekbir getirme sigası şu şekildedir: ‘Allahu Ekber Allahu Ekber, La ilahe illallahu vallahu Ekber, Allahu Ekber ve lillahi’l-hamd’. Sözkonusu tekbirlerin başlangıcı, bayram günü fecir vaktinden, bayram hütbesinin başlamasına kadar devam eder. Ayrıca bayram günlerinin son gününün akşam vaktine kadar her vakitte ve namazların akabinde bu tekbirleri getirebiliriz.
9- Rabbimiz kurbanı bu ümmete dini bir şiar ve vecibe kılmış, kurbanı kendisine yaklaştıran bir ibadet vesilesi yapmış ve şöyle buyurmuştur : “Kurbanı sizlere Allah’ın şiarlarından bir şiar
(alamet) yaptık ve sizler için onda hayır vardır” (Hac suresi, 36) . Allah Rasulü (s.a.v)’de O gün Mina’da insanlara şöyle seslenmiştir : “Ey İnsanlar, Her ev halkın üzerine, her yıl bir kurban kesmek düşer” (Sünen-i Ebu Davud ve İbn Mace). Diğer bir rivayette ise, şu tehditte bulunmuştur : “Kimin imkanı olurda, kurban kesmezse musallamıza (namazgahımıza) yaklaşmasın” (Sünen-i İbn Mace).
Öyleyse kurban keserek İbrahim ( a.s) ‘ın ibadetini ihya edelim, Resulüllah’ın sünnetine böylelikle uymuş oluruz. Kurban ise, ancak deve, sığır, koç, koyun ve keçiden olur. Yaşlarına gelince, devede beş, sığırda iki yaş, kuzu altı ay, keçi ise, bir yıllık olması gerekir. Yalnız kurbanın, kesilmesine engel olan bazı ayıplardan salim olması gerekir. Hadislerde zikredildiği gibi bunlar dört tanedir : “Dört kusur kurbanlıkta caiz olmaz; körlüğü belli olan, hasta olan, topallığı belli olan ve yürüyemiyecek derecede cılız olan hayvandır”. (Sünen-i Tirmizi)
Kesme vakti ve keyfiyeti şöyledir:
Kurbanın kesim vakti, bayram sabahı, bayram namazı kılındıktan sonra başlar ve teşrik günlerinin bitmesiyle biter. Keserken de Bismillahi vallahu Ekber, denilmesi ve hayvanın boğazından kesilerek kanın akıtılması şarttır. Şayet kişi kendisi kesemiyorsa bilen birisine kestirir ve orada hazır bulunur.. Müslümanın, kesilen kurbanın bir kısmını yemesi ve ailesine yedirmesi sünnettir. İkinci kısmı yakınlarına ve diğer kısmını da ihtiyaç sahibi kimselere tasadduk eder. İsteyen de kurbanını fakir bir ülkeye yollar. Cabir b. Abdillah bize, Resulüllah’ın bayram gününü şu şekilde anlatır : “Allah Resulü (s.a.v.) ile beraber bayram günü musallada bulundum. Hutbe konuşmasını bitirince, minberden indi ve getirilen koçunu kendi eliyle keserken şöyle dedi : Bismillahi vallahu Ekber, Allahım, bu benden ve ümmetimden kesmeyenlerden sanadır”.(Sahih Muslim)
10- Müslümanlar arasındaki bütün dargınlıkları ve kalplerdeki husumeti kaldırmak, hak ve hukukta helallaşmak, küs ve dargın kimseleri barıştırmak vaciptir. Bayram ise buna en büyük vesiledir. Çünkü Allah Rasulü (s.a.v) bu konuda şöyle buyururlar: ''Bir müslümanın kardeşiyle üç günden fazla dargın durması helal olmaz. (Sahih-i Müslim).
Evet Bayramda akrabayı, komşuyu ve dostları ziyaret emeli ve bayramlarını kutlamalıyız. Bu münasetle bir müslüman kardeşimizle karşılaştığımızda bayramlaşırken: ‘Tekabbelallahu minna ve minkum’,demeliyiz. Böylelikle sahabilerin sünnetini işlemiz oluruz.
Cübeyr b. Nüfeyr'in naklettiğine göre onlar bayramlarda karşılaştıklarında birbirine : “Allah sizin de bizimde amellerinizi kabul buyursun” şeklinde dua ederek bayramlaşırlarmış.

Cenab-ı Hak'tan, hepimizin Kurban bayramını mubarek kılmasını diler, bu bayramın, bizler için sevinç ve gönül ferahlığına vesile olmasını, ayrıca İslam dünyası için hayırlı, bereketli, birlik ve beraberlik vesilesi olmasını niyaz ederim. (Amin)
__________________
Şimdi şifa niyetine giriyorum sulara.
Mavisine değil denizin.
Sade tuzuna.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:51.
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.0.1 ©2007, Crawlability, Inc.
Kısa bir öyküdür hayat, Uğruna upuzun acılar çektiğimiz, Kısa bir türküdür, Bir kez daha söylemek için delirdiğimiz..