![]() |
| Forum | Resimli Siirler | Banlananlar | Üye Albümleri | Önerenler | Yöneticiler | Öykü Gönder | Anketler |
|
|||||||
| Kayıt ol | Galleries | Banlananlar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Cevaplanmamıs Konular | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Atatürk Atamızla ilgili yazı ve resimler |
Sohbet
[Archives]
|
|||||
|
|||||
|
|||||
|
|
|||||
| |||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
Mesajlar: n/a
|
Mümi Sekman’ın Alfa yayınlarından çıkan “Her Şey Seninle Başlar / Kişisel Kurtuluş Savaşınızı Başlatın” başlıklı kitabında, çarpıcı bir analiz var.
Kitabın “Hayatı Çaresizliklerle Dolu Bir Adamın Öyküsüdür!” başlıklı bölümünden aynen yansıtıyorum: 7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya, oradan oraya sürüklenmeye başladı. 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanını tarlalarda kargaları kovalamakla geçirdi. 10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı. Sinirden ve korkudan üç gün evinden çıkamadı. 17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı. 24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı. 25 yaşında sürgüne gönderildi. 27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı, kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu. 30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti. 30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı. 37 yaşında böbrek hastalığından Viyana’da 2 ay hasta ve yalnız halde yattı. 37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı. 38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı. 38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı. 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı. 38 yaşında en yakın beş arkadaşından üçü, onun Kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı. 39 yaşında idam cezasına çarptırıldı Sonra ne mi oldu? 42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu! İÇİMİZDEN BİRİ?! Okuduğunuz öykü efsanevi lider Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Şimdi düşünün, sizin başarılı olmanızı engelleyen ama Atatürk’ün karşısına çıkmamış bir engel var mı? Başarınızın önündeki engel ne? Paranız mı yok? Atatürk’ün de yoktu! Sağlığınız mı bozuk? Atatürk’ün de bozuktu! Çevrenizde sizi çekemeyenler mi var? Atatürk’ün de vardı! Bazı yakın arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu? Atatürk’ü de vurdular! Aileniz çok zengin değil miydi? Atatürk’ünki de değildi! Amirleriniz hakkınızı mı yiyor? Atatürk’ünkini de yemişlerdi! Sizden daha beceriksiz ama hırslı insanlar, sizden daha hızlı yükselip size amirlik mi yapıyor? Atatürk’ün de başına gelmişti! Geçmişte bazı denemelerinizde başarısız mı oldunuz? Atatürk de olmuştu! Hakkınızda idam fermanı çıktığı için mi başarılı olamıyorsunuz? Atatürk’ün de başına gelmişti! Gündelik hayatta karşılaştığımız küçük ya da büyük kişisel sorunlar büyük başarıların önünde engel değildir. Atatürk kişisel kurtuluş savaşı ile ülkeyi kurtarma savaşını birlikte götürebilmişti. Ona, “Para yok” dediler, “Bulunur” dedi, “Düşman çok” dediler, “Yenilir” dedi. Ve sonunda tüm dedikleri oldu! Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde niçin, “Vazifeye atılmak için içinde bulunduğun şartların imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin,” dediğini sanırım daha iyi anladınız. Atatürk büyük yaşamak için yapılması gerekenleri de özetlemiş: “Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen burada direneceksin. Önünde sonsuz engeller yığılacaktır. Kendini büyük değil küçük, araçsız, hiç telakki edecek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak o engelleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere de güleceksin. |
||
|
|
The Following 2 Users Say Thank You to For This Useful Post:
|
|
|
#2 (permalink) | ||
|
Mesajlar: n/a
|
çok haklısınn atatürk her çağda örnek alınması qereken bi insan okdr yokluk içinde bunları yapabilmiş peki biz ndn yapamayalımmm nese keşke atatürkü qörüpte onunla konuşabilseyddimm
![]() |
||
|
|
The Following 2 Users Say Thank You to For This Useful Post:
|
|
|
#3 (permalink) | ||
|
Mesajlar: n/a
|
ATAM o durumda o zorlukda bu kadar yılmıyıp herşeyin üstesinden qelmiş..
peki biz ne yapuoruz qençler, halkımız ne yapuor.. ATAM bu halimizi qörse ne kadar üzülür qerçi bu halimizi qörse herşey böle olmaz farklı olur keşke onun qibi düşünenler olsda hayatımız farklılışsa bi ATATÜRK'e ne kadar çok ihtiyacımız war... ama iştee bu istedim çok zoor qelmez bir ATATÜRK daha... çok qüzel paylaşım emeqine saqlık.. |
||
|
|
The Following User Says Thank You to For This Useful Post:
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
(View-All)
Members who have read this thread : 0
|
|
| There are no names to display. |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|